
Mobbing, bireyin çalışma ortamında, genellikle üstleri veya meslektaşları tarafından sistematik olarak etik dışı ve yıpratıcı eylemlere maruz kalması durumudur. Özellikle sağlık ve psikoloji alanları açısından değerlendirildiğinde, mobbing; kişinin ruh ve beden sağlığını doğrudan tehdit eden, mesleki itibarını zedeleyen ve çalışma performansını ciddi ölçüde düşüren, zaman içinde kronikleşen bir psikolojik şiddet ve mobbing baskı sürecidir.
Mobbing, psikoloji ve sosyoloji literatüründe “iş yerinde psikolojik taciz” veya “iş yeri zorbalığı” kavramlarına karşılık gelir. Kavram, ilk kez hayvan davranışlarını inceleyen araştırmacılar tarafından kullanılmış, ilerleyen dönemlerde ise iş yaşamındaki düşmanca davranışları tanımlamak üzere uyarlanmıştır. Mobbing, bir veya birden fazla kişinin, bir çalışana karşı etik olmayan bir biçimde, sistematik olarak yönlendirdiği psikolojik tepkidir.
Bir davranışın Mobbing olarak nitelendirilebilmesi için eylemlerin sistematik ve tekrarlayıcı olması gerekmektedir. Uzmanlara göre, bu eylemlerin genellikle en az altı ay süreyle, düzenli aralıklarla tekrarlanması ve mağdurun kendini savunamaz bir duruma düşmesi kritik eşiktir. Mobbingi basit bir iş yeri anlaşmazlığından ayıran temel fark, güç dengesizliğinin varlığı ve eylemlerin uzun vadede mağdur kişiyi hedef almasıdır. Nihai amaç, mağduru çalıştığı ortamdan uzaklaştırmak, mesleki ve sosyal çevreden izole etmek ve en nihayetinde işten ayrılmaya zorlamaktır.
Mobbing türleri, eylemi gerçekleştiren kişi ya da grubun pozisyonuna göre dikey mobbing, yatay mobbing ve ters mobbing olmak üzere üç ana kategoriye ayrılır.
Hiyerarşide üst pozisyonda bulunan bir yönetici, amir veya şefin, ast pozisyonda çalışan birine uyguladığı baskısıdır. Kurumsal güç ve yetkinin kötüye kullanıldığı en yaygın türdür. Bu türde;
Aynı hiyerarşik seviyede bulunan meslektaşların birbirine uyguladığı mobbing şeklidir. Genellikle rekabet, kıskançlık veya terfi sebepleri gibi nedenlerle ortaya çıkar. Eylemler daha çok sosyal izolasyon ve dedikodu yoluyla gerçekleşir.
Ters mobbing, hiyerarşik yapının alışılmış akışına aykırı olarak, ast pozisyonda çalışan bir veya birden fazla kişinin, üst düzey bir yöneticiye, amire veya yetkiliye karşı uyguladığı sistematik psikolojik baskı ve yıldırma eylemlerini ifade eder. Teorik olarak aşağıdan yukarıya mobbing başlığı altında incelense de, ters mobbing terimi bu durumun çalışanlar grubu tarafından organize ve kasıtlı bir şekilde gerçekleştirildiğini vurgular.
Bu durum genellikle; liderin otorite zafiyeti, yönetim kararlarına karşı ortak bir tepki veya kişisel çıkar çatışması nedeniyle ortaya çıkar. Ters mobbingin temel amacı, yöneticinin itibarsızlaştırılması, yetkilerinin zayıflatılması ve nihayetinde istifaya zorlanmasıdır. Bu tür bir mobbing baskısı; talimatlara uymama, kritik bilgileri kasıtlı olarak saklama, toplantılarda saygısızca davranma, dedikodu yayma ve hatta asılsız şikayet dilekçeleri yazma şeklinde tezahür edebilir. Yöneticinin maruz kaldığı mobbingin psikolojik etkileri de dikey mobbing mağdurlarınki kadar yıkıcı olabilir.
İletişime Yönelik Saldırılar: Mağdurun sözünü sürekli kesme, ona soru sormama, e-postalarına cevap vermeme veya telefonlarını açmama. Mağdurun söylediklerini dinlemezmiş gibi davranma.
Sosyal İlişkilere Yönelik Saldırılar: Mağduru diğer çalışanlardan tamamen izole etme, onunla konuşanları uyarma ve iş ortamında görünmez kılma.
İtibara Yönelik Saldırılar: Mağduru küçük düşürücü imalar, alay etme, cinsel taciz ve itibarını karalama yoluyla dedikodu yayma. Yaptığı hataları abartarak tüm kuruma yayma.
Yaşam Kalitesine ve Mesleki Duruma Yönelik Saldırılar: Mağdura çok fazla iş yükleme veya tam tersine hiç iş vermeyerek pasifize etme, sürekli görev tanımını değiştirme veya yetkisini elinden alma.
Sağlığa Yönelik Saldırılar: Fiziksel şiddet tehdidi, iş güvenliğini tehlikeye atacak şekilde görevlendirme veya doğrudan fiziksel eylemlerle mobbing baskısını artırma.
Mobbing eyleminin anlaşılması, hem kurumların hem de mağdurların erken farkındalık kazanması için kritiktir. İş yerinde mobbing, bireyde ve çalışma ortamında belirgin değişikliklere yol açar.
Mobbingin psikolojik etkileri sadece iş hayatıyla sınırlı kalmaz, bireyin tüm yaşamını ve sağlığını olumsuz yönde etkileyen ciddi sonuçlara yol açar. Mobbing, tekrarlayan ve uzun süreli bir travmatik stres kaynağıdır.
Stres hormonlarının (kortizol) sürekli yüksek olması, bağışıklık sistemi başta olmak üzere birçok fizyolojik sistemi olumsuz etkiler.
Mobbingin hukuki karşılığı, mağdurun yasal haklarını korumak için önemlidir. Türkiye’de Mobbing özelinde bir yasa olmamakla birlikte, mevcut yasal düzenlemeler bu tür psikolojik tacizi engellemeyi ve cezalandırmayı hedefler.
İşverenin, çalışanın mobbing dahil her türlü tacizden koruma ve kişiliğine saygı gösterme yükümlülüğü bulunmaktadır. İşveren, çalışanın sağlığını korumakla yükümlüdür.
Mobbing eylemleri, TCK’da yer alan hakaret, tehdit, şantaj, kişilerin huzurunu bozma veya iş ve çalışma hürriyetini ihlal gibi suç tiplerini oluşturuyorsa, cezai süreç de başlatılabilmektedir.
Mobbing mağdurları, kendilerini korumak için proaktif adımlar atmalıdır. En kritik adım, tüm mobbing uygulama eylemlerini (kimin yaptığı, nerede, ne zaman ve nasıl yapıldığı) detaylıca kaydeden bir mobbing raporu tutmaktır. Elektronik posta, mesaj, toplantı notları, görev değişiklikleri ve haksız disiplin cezaları gibi tüm belgeler ele alınmalıdır.
Hukuki süreçten önce ve süreç boyunca bir psikolog veya psikiyatristten profesyonel destek almak şarttır. Bu, mağdurun ruh sağlığını korur. Kurumun İnsan Kaynakları (İK) departmanına, etik kuruluna veya sendikaya yazılı ve belgeli bir şikayet başvurusu yapılmalıdır. Bu, kurumun durumu bildiğini ve sorumluluğunu yerine getirmediğini kanıtlama açısından önemlidir.
Saldırganın tavırlarına duygusal tepki vermek yerine, sakin ve profesyonel bir dil kullanılarak durumun kabul edilmediği belirtilmelidir. Olayları yazılı hale getirme ve muhataba e-posta ile net bir geri bildirimde bulunulabilir.
Mobbing, bireyin mesleki ve kişisel hayatını hedef alan yıkıcı bir psikolojik saldırı biçimidir. Bu sistematik şiddete karşı bireysel farkındalık gereklidir.